Tarlada Dökülen Domates ile Buhar Olan Milyarlar: Bu Hesabı Kim Ödeyecek?
Karacabey'de tırların arkasından meraya dökülen o kıpkırmızı salçalık domatesleri gördünüz mü? İnsanın içi cız ediyor. Bir yanda pazarda fileyi doldururken cüzdanı alev alan vatandaş, diğer yanda binbir emekle, borç harç yetiştirdiği ürünü fabrikalar almayınca çaresizce meraya döken üretici. İşte bizim en büyük tezatımız tam olarak bu tezgâh ile tarla arasındaki uçurumda saklı.
Hakkını verelim; güzel işleri de takdir etmek lazım. Tarım Bakanlığı'nın Balıkesir'de 195 milyon liralık desteği hesaplara yatırması, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin Bandırma ve Manyas’taki balıkçılarımıza soğuk hava deposu kurması doğrudan üreticiye dokunan son derece kıymetli adımlardır. Balıkçının balığı, üreticinin malı bozulmasın diye atılan her adım başımızın tacı. Ancak pansuman tedbirler yaramızı sarmaya yetmiyor; çünkü temelden bir planlama ve denetim eksikliğimiz var.
188 Tır Dolusu Para Nereye Gitti?
Şimdi bir düşünün; Karacabey’deki çiftçi üç kuruşluk mazotun, gübrenin hesabını yaparken, gündeme bomba gibi düşen bir haberle sarsılıyoruz. Tasfiye edilen fonlardaki 830 milyar lira nerede? Turhan Çömez’in dediği gibi, bu para tam 188 tır dolusu nakit ediyor! Biz burada pazardaki domatesin, hıyarın, ekmeğin kuruşluk hesabını tutmaya çalışırken, devasa bütçelerin denetimsizlik yüzünden heba olması hangi vicdana sığar?
blockquote>Tarladaki domatesi koruyamaz, üstüne bir de milyarlık fonların hesabını soramazsak; ne mutfaktaki yangın söner ne de pazardaki etiketler düşer.
Çözüm Masada, Peki İrade Nerede?
Bir ülkede üretici malını meraya döküyorsa, orada tarım planlaması çökmüş demektir. Fabrikaların alım durdurmasına karşı çiftçiyi tek başına bırakamazsınız. Balıkçıya sağlanan soğuk hava deposu imkânı gibi, sebze-meyve üreticisi için de taban fiyat ve alım garantisi kalkanı şarttır. Üreticiye "sen ek, gerisini düşünme" diyemediğimiz sürece, yarın o domatesi salça olarak marketten iki katı fiyata almak zorunda kalırız.
Sözün özü; bu memleketin kaynağı da var, imkânı da. Yeter ki 188 tırlık denetim kaçaklarını tıkayalım ve o bütçeyi Karacabey’in emektar çiftçisine, Bandırma’nın nasırlı elli balıkçısına ve mutfakta tenceresini kaynatmaya çalışan halkımıza aktaralım. Çarşı pazardaki dirlik, ancak tarladaki emeğe ve devletin kasasına sahip çıkmakla gelir.