Sanat Sadece Sahillerde Değil, Şehrin Her Sokağında Güzel!
Yaz biterken Balıkesir'in sokaklarında çınlayan o tatlı melodiye, zeytin ağaçlarının gölgesinde yaprakları uçuşan kitap kokusuna dikkat ettiniz mi? Şehrin bir yanında sahilde yaz konserleri coşkusu yaşanırken, diğer yanında Edremit’te "Ölmez Ağacın Gölgesinde Kitap" diyerek dolu dolu bir fuar haftasını geride bıraktık. Ama durun, kültür sanat maratonu bitti sanıyorsanız yanılıyorsunuz; şehirde sanat tam aksine kabuk değiştirip sezona taze bir başlangıç yapıyor.
Zeytin Gölgesinden Sahne Tozuna
Ağustos ayı boyunca Ayvalık Sarımsaklı’da coşan kalabalıklar, Edremit’teki kitap dostları ve Bandırma’da Sanat Sokağı’nda 15 günde bir yenilenen sergiler derken hem hemşehrilerimiz hem de misafirlerimiz adeta nefes aldı. Ancak bu hareketliliğin en kıymetli yanı, etkinliklerin sadece kıyı şeridine sıkışıp kalmamasıydı. Susurluk’ta yerel müzisyenlerin sahneye çıkarılması, Dursunbey’in kurtuluş gününde halkın meydanları doldurması işte o özlediğimiz "herkese ulaşan sanat" anlayışının ta kendisi.
Hele ki Balıkesir Şehir Tiyatroları’nın bir yıllık yoğun emeğin ardından "Kanlı Nigar" oyunuyla perde açacak olması... İşte bu gelişme, "yaz bitti, etkinlikler durdu" kaygısını yerle bir eden şahane bir adım oldu. Şehir tiyatrosunun kurulması sadece bir belediye organizasyonu değil, bu kentin kültürel hafızasına atılmış köklü bir imzadır.
"Sanat, bir şehrin sadece kıyılarında esen bir yaz rüzgarı değil; sokak aralarında, meydanlarında ve tiyatro sahnelerinde yıl boyu açan bir çiçektir."
Güzel İşlerin Hakkını Verirken...
Yiğidi öldür hakkını yeme derler; yerel yönetimlerin sanatı vatandaşın ayağına kadar getirmesi, Susurluklu yerel müzisyenlere mikrofon uzatması gerçekten takdire şayan. Ancak gelin eğri oturup doğru konuşalım: Etkinliklerin sadece festival dönemlerine veya belirli kurtuluş tarihlerine sıkışıp kalmaması gerekiyor.
Bandırma'daki Sanat Sokağı örneğinde olduğu gibi, halkın günün her saatinde sanatla teğet geçebileceği sürdürülebilir alanlara ihtiyacımız var. Yerel sanatçıyı sadece özel günlerde hatırlamak yetmez; onlara yılın 12 ayı alan açmak şart. Şehir Tiyatroları'nın ilk adımı bu yüzden çok kıymetli. Dilerim bu taze heyecan, kış boyunca salonları tıklım tıklım dolduran oyunlarla ve tüm ilçelere yayılan turnelerle devam eder. Sonbahar kapımızı çalarken sanattan kopmamak, akşam çayımızı yudumlarken bir tiyatro biletinin heyecanını taşımak bu şehre çok ama çok yakışıyor!